Önsöz
Dr. Fatih
Karahan
Başkan
Fiyat istikrarı, sürdürülebilir büyüme ve toplumsal refah artışı için bir ön koşuldur. Temel amacı fiyat istikrarını sağlamak olan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2025 yılında da bu amaç doğrultusunda faaliyetlerini sürdürmüştür. Bu çerçevede para politikası kararlarını, öngörülebilirliği ve kararlılığı esas alarak, dezenflasyon sürecinin devamını sağlayacak şekilde almıştır. Para politikası kararları, parasal aktarım mekanizmasının ve finansal istikrarın güçlendirilmesine yönelik makroihtiyati adımlar ile de desteklenmiştir.
2025 yılında küresel belirsizlik tarihsel ortalamaların üzerine çıkmış; dış ticarette korumacılık eğilimleri belirgin şekilde artmıştır. Buna karşın, yüksek belirsizliğin küresel büyüme üzerindeki olumsuz etkileri ilk beklentilere göre sınırlı kalmıştır. Öte yandan yıl boyunca küresel ekonomi genelinde iktisadi faaliyet zayıf seyrini sürdürmüştür.
Küresel talep görünümündeki zayıf seyir ve arz yönlü gelişmeler ham petrol fiyatlarını baskılamaya devam etmiş, enerji ve emtia fiyatları düşük seyrini korumuştur. Bunun yanı sıra küresel dezenflasyon sürecinde önemli bir aşama kaydedilmiş, birçok merkez bankası faiz indirimlerini yıl boyunca sürdürmüştür. 2025 yılında faizlerin geldiği mevcut seviye, tarifelerin neden olduğu enflasyonist riskler ve büyüme-istihdam görünümü gibi etkenler merkez bankalarının kararlarında büyük rol oynamıştır.
Ülkemizde iktisadi faaliyet 2025 yılında yıllık bazda ılımlı seyretmiş ve büyüme oranı yüzde 3,6 olarak gerçekleşmiştir. Üretim tarafına bakıldığında, yılın genelinde büyümenin temel sürükleyicisi hizmetler sektörü olurken sanayi ve inşaat sektörü de büyümeye pozitif katkı sağlamıştır. Don ve kuraklık kaynaklı olarak bitkisel üretimin gerilemesi nedeniyle tarım katma değeri düşüş kaydetmiştir.
2024 yılı haziran ayında başlayan dezenflasyon süreci 2025 yılında da devam etmiştir. Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) yıllık bazda bir önceki yıla kıyasla toplamda 13,5 puan gerileyerek yılı yüzde 30,9 ile 2025 yılı son Enflasyon Raporu’nda sunulan tahmin aralığının alt bandında tamamlamıştır. B ve C çekirdek enflasyon göstergeleri yıllık enflasyonu 2025 yılı sonunda önceki yıla kıyasla sırasıyla 12,3 ve 14,3 puan düşüşle yüzde 31,7 ve 31,1 olmuştur. 2025 yılında enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışları iyileşme eğilimi göstermekle birlikte yüksek seviyelerini koruyarak dezenflasyon süreci açısından risk unsuru olmaya devam etmiştir.
TCMB, ocak ve mart aylarında politika faizini toplamda 500 baz puan indirerek yüzde 42,5 seviyesine getirmiştir. Mart ayı ortasında finansal piyasalardaki gelişmelerin enflasyon görünümü açısından oluşturabileceği riskleri sınırlamak için 20 Mart 2025 tarihinde yapılan Para Politikası Kurulu (PPK) ara toplantısında gecelik vadede borç verme faiz oranının yüzde 46’ya yükseltilmesine, politika faizi ve gecelik borçlanma faiz oranlarının ise sabit tutulmasına karar verilmiştir. Yine aynı tarihte bir hafta vadeli repo ihalelerine ara verilmesi kararlaştırılmıştır. Nisan ayında ise TCMB, finansal piyasalardaki gelişmelerin enflasyonun ana eğilimi üzerindeki etkilerine dikkat çekerek politika faizini yüzde 46’ya yükseltmiş ve ara verilen bir haftalık repo ihalelerine yeniden başlanacağını duyurmuştur. TCMB, politika faizini haziran ayında sabit tutmuş, takip eden toplantılarda ise aralık ayı itibarıyla toplam 800 baz puanlık indirimle yüzde 38’e düşürmüştür.
Piyasa mekanizmasının işlevselliğini artırmak, makro finansal istikrarı güçlendirmek ve parasal aktarım mekanizmasını desteklemek amacıyla TCMB, makroihtiyati politika uygulamalarına 2025 yılında da devam etmiştir. Bu kapsamda atılan en önemli adım, kur korumalı mevduat (KKM) hesap açma ve yenileme işlemlerinin sonlandırılması ve buna bağlı olarak KKM’nin yenilenmesine ve Türk lirasına geçişine yönelik tüm hedeflerin kaldırılması olmuştur. Toplam mevduat içerisinde Türk lirası mevduat payının artırılmasına ve KKM hesaplarının kademeli bir şekilde azaltılarak kaldırılmasına yönelik uygulamalar 2025 yılında para politikası duruşunu desteklemiştir.
2025 yılında uluslararası rezervler artış eğilimini korumuş, hem brüt hem de swap hariç net rezervler önemli iyileşme kaydetmiştir. Bu doğrultuda, 2026 yılında da piyasa koşulları elverdiği müddetçe uluslararası rezerv biriktirilmesi yönündeki stratejiye devam edilecektir.
TCMB, 2026 yılında da politika faizini dezenflasyon sürecinin gerektirdiği sıkılığı sağlayacak şekilde belirleyecektir. Fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecek sıkı para politikası duruşu 2026 yılında talep, kur ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyon sürecini güçlendirecektir. Enflasyonda belirgin ve kalıcı bir bozulma öngörülmesi durumunda para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır.
TCMB olarak sürdürülebilir büyüme ve toplumsal refah artışına katkı sağlamak üzere 2026 yılında da dezenflasyonun sürmesi için ne gerekiyorsa yapacak; enflasyonu, belirlediğimiz ara hedeflerle uyumlu olacak şekilde düşürmek için kararlılık ve özveri ile çalışmalarımızı sürdüreceğiz.