2.8 Kurumsal Risk Yönetimi Faaliyetleri

2.8.1 Operasyonel Risk Yönetimi Faaliyetleri

Operasyonel risk yönetimi kapsamında riskler, ilgili iş birimleriyle eş güdümlü olarak süreç bazlı analiz edilmekte ve raporlanmaktadır. Bu analizlerin yanı sıra, gerçekleşen risk olayları, olay kaydı formları aracılığıyla sistematik olarak takip edilerek kayıt altına alınmaktadır. Bu süreçte, bildirilen vakalara yönelik oluşturulan düzeltici ve önleyici eylem planlarının izlenmesiyle risk değerlendirmeleri yapılmaktadır. Eş zamanlı olarak, iş sürekliliği planları doğrultusunda kritik süreçlerin değişen koşullara göre güncellenmesi ve olağanüstü durum merkezlerinin organizasyonu ve etkinliğinin artırılmasına yönelik çalışmalara devam edilmektedir.

2025 yılının Haziran ayında TCMB Teşkilat ve Görevleri Esas Yönetmeliği’nde yapılan değişiklikle süreç yönetimi, operasyonel risk yönetimi ve iş sürekliliği faaliyetleri konularında çalışmak üzere Hazine ve Kurumsal Operasyonlar Genel Müdürlüğü bünyesinde “Operasyonel Risk ve Süreç Yönetimi Müdürlüğü (ORSYM)” kurulmuştur. Yeni teşkilat yapılanması ile birlikte, İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğü Organizasyon ve Süreç Yönetimi Müdürlüğünün iş süreçlerine ilişkin görevleri ve Piyasalar Genel Müdürlüğü Kurumsal Risk Yönetimi Müdürlüğünün operasyonel risk ve iş sürekliliğine ilişkin görevleri ORSYM’ye devredilmiştir. Söz konusu birim, gerekli mevzuat güncelleme çalışmaları, kullanılan kılavuz ve dokümanların revize edilmesi ve farkındalık yaratılması konularında çalışmalara başlamıştır.


2.8.2 Finansal Risk Yönetimi Faaliyetleri

TCMB’nin faaliyetleri dolayısıyla maruz kaldığı finansal riskler kredi, piyasa ve likidite risklerinden oluşmakta olup, söz konusu riskler iş birimleri ile eş güdüm içerisinde yönetilmektedir. TCMB faaliyetleri nedeniyle maruz kalınan finansal risklerin önemli bir kısmı para ve kur politikası uygulamaları ile rezerv yönetimi gibi yasal görevlerin yerine getirilmesi sırasında ortaya çıkmaktadır. Para ve kur politikalarının uygulanması sırasında maruz kalınan finansal riskler, TCMB’nin para otoritesi olarak uyguladığı politika hedeflerinin bir sonucudur. Diğer taraftan, rezerv yönetiminde maruz kalınan finansal riskler ise yatırım amaçlı işlem- lerden kaynaklanmakta olup, TCMB rezervleri 1211 sayılı TCMB Kanunu’yla belirlenen öncelikler dikkate alınarak muhafazakâr bir şekilde yönetilmektedir.

TCMB, rezerv yönetimi faaliyetleri ile para ve kur politikası çerçevesinde gerçekleştirdiği işlemlerde, karşı tarafın işlemden doğan yükümlülüklerini kısmen veya tamamen yerine getirmemesi olasılığı olarak tanımlanan kredi riskine maruz kalmaktadır. Uluslararası rezervlerin yönetimi sırasında maruz kalınan kredi riski, yüksek kredi kalitesine sahip önde gelen uluslararası finansal kuruluşlar ve borçlanıcıların belirlenmesi ve bu kuruluşlara kredi riski limitlerinin tahsis edilmesiyle yönetilmektedir. Para ve kur politikası kapsamında maruz kalınan kredi riski ise, işlem miktarının tamamı ve belirli bir marj tutarını da içerecek şekilde teminat alınarak yönetilmektedir. Buna ek olarak bazı işlemlerde tahsil sonrası ödeme yöntemi benimsenerek maruz kalınan kredi riski büyük ölçüde düşürülmektedir.

Piyasa riski, finansal piyasalardaki fiyatların dalgalanması sonucu zarara uğrama olasılığını ifade etmekte olup, TCMB açısından maruz kalınan piyasa riskinin en önemli kaynakları rezerv varlıklarımıza ait faiz oranları, döviz kurları ve altın fiyatlarıdır. TCMB, rezerv yönetimi çerçevesinde maruz kaldığı piyasa riskini yönetmek için “Varlık/Yükümlülük Uyumu” yaklaşımını benimsemiştir. Bu yaklaşım çerçevesinde hedef döviz kompozisyonu, hedef vade kompozisyonu ve bunlardan sapma limitleri ile likiditeye ilişkin sınırlamalar belirlenerek piyasa ve likidite riskleri en aza indirilmeye çalışılmaktadır. Bu kapsamda; kredi, piyasa ve likidite riskleri belirlenen limit ve kısıtlar vasıtasıyla yönetilmiş, maruz kalınan riskleri etkileyebilecek gelişmeler de yakından takip edilmiştir.

Yukarı